Taiyou;
- Bu acınası ve yalancıyla pek konuşmayalım, Wang!
Wang ayağa kalkar ve usulca evin kapısına yönelirken, Taiyou ayağa kalkarak;
O da ayağa kalkar ve kapıdan içeriye girer. Kamyonet-kun;
- SANA AŞIĞIM DEDİM DİYE APTAL, YALANCI VE ACINASI OLDUM!
Çoktan Taiyou içeriye girmiştir.
Sakura canlı yayını kapatmış vaziyette telefonu masanın üzerine koymuştur.
Wang eline alır ve diğer ana ekrandaki kuş görselli uygulamayı açar ve;
- Taiyou, bu ne biçim uygulama? Yüzlerce içerik aynı anda geliyor.
Taiyou sağ yüzünü sırıtarak;
Wang bu ekrandan sıkıldığı için;
- Bu alanı nasıl geçeceğim?
Taiyou;
- Sağ elinle yukarıya kaydır.
Wang bunu yapar ve;
- OHA! VOV! Bu teknoloji baş döndürücü.
Çok geçmeden bir haber görür.
Taiyou o ekrana bakarak;
- Yok ya, prens dediğimiz kişi Kore’li miymiş?
Wang ise;
- Bu sızdırılma olayı çok mu şey değiştirir?
Taiyou;
- Evet. Artık sosyal medya birilerinin hayatını karartacak kadar güçlü.
Aynı saatlerde.
Seoyeon sakin sakin arabasını sürmeye devam eder ve karnından sesler gelerek;
- Of! Bir de karnım acıktı!
Sonra gözüne 7/16 Market yazısı çarparak;
Telefonundan saate bakar ve;
- Gecenin 2’si, açık olsa bile içeride birisi var mıdır?
Yine de merakına yenik düşerek arabayı o marketin önüne getirir. Ve sakince inerek kapıyı açar. Bunu gören Hoshi içinden;
- Senin kimliğin ifşa edildi. Burada ne işin var?
Ve yavaşça yanına varır, ona bakarak;
Seoyeon;
Konuşmasına bile izin vermeden karnı guruldamaya devam eder. Hoshi çok ses etmeden hemen yemek reyonuna gider. Yemeği alır ve Seoyeon‘ın yanına gelir ve kafasını eğerek iki eliyle yemeği uzatır.
Seoyeon onu alarak hiç beklemeden yemeği yer. Sonra;
- Benim kimliğimi nasıl sızdırdılar?
Sonra;
Hoshi eliyle ağzını kapatarak;
- Delirdin mi sen? Zaten ifşa edilmişsin. Bir de yerini belli etme. Senin burada olman bile risk şu an. Az bekle.
Telefonunu çıkarır ve Taiyou‘yu aramak için telefon uygulamasından Ichimonji Taiyou yazan Kanji’yi bulur ve arar.
Taiyou ve Wang aynı yerde, Taiyou‘nun telefonundan sosyal medyayı kurcalamaya devam ederken telefon çalar ve Wang;
- Bu icat oyuncak mı, alo demek için mi var?
Taiyou telefonu sağ elinin baş parmağıyla açar ve sonra mikrofona alarak;
Hoshi endişeli bir sesle;
- Ben ne yapacağımı bilemedim. Kimliği sızdırılmış bir kadın var. Adı Seoyeon Han. O burada. Ne yapacağım?
Wang;
Hoshi;
Taiyou;
- Tamam, sakin ol. Çözüm bulmaya çalışacağım. Şimdi, sen o kızı al bize getir. Belli ki korkmuşa benziyor.
Hoshi içinden;
- Eğer bu kız sızdırıldıysa, sonraki kurban diğer eleman olacak. En iyisi durayım. Ya da durmayayım.
Hoshi;
Hoshi o kızın elinden tutarak sakin sakin kendi arabasına götürür. O arabaya binecek iken Seoyeon ağlamaya başlar;
- Benim arabamın burada olması, onları oyalar mı?
Hoshi;
Ve hemen hızla Taiyou‘nun evine götürür.
Hoshi ve Seoyeon kapıya dayanır. Seoyeon kapı zilini çalar. Taiyou kapıya gelir ve kapıyı açar ve Seoyeon‘a bakarak;
Seoyeon ağlamayı kesemediği için, Taiyou‘ya sarılarak ağlamaya devam eder.
Taiyou içinden;
- Bu kız 30 dakikadır ağlıyorsa, demek ki ifşa edilmesi ağrına gitti.
Sonra Taiyou onun omzundan elleriyle tutar.
Aynı saatlerde Kavalheiro Café‘de birileri Ji-Hoon Kim‘in peşindedir. Kafe sıradan bir İtalya’da olan kafelerden farksızdır.
Sergio Kavalheiro sarı kısa saçlı ve mavi gözlüdür. Kafasına konumlanmış siyah çerçeveli bir gözlük takan birisidir. Sol elinin önünde laptopu bulunuyor. Sergio‘nun kullanıcı adı: ssiassai
Sergio içinden;
- Demek, yazarın kimliği sızdırıldı. Sıradaki kişi sürekli inkâr eden elemanda.
Sosyal medyada;
- Kız kayıp. -aseila
- Kaçtı o. Güya yazardı. -zevlisiah
- En son 7/16 Market’te görülmüş arabası. -ziaoxiao
- Bence, o kız sıra kadem bastı. -aggyazar
Sergio klavyeden;
- O kaçağı boş verin. O kız diğerinden masum, en azından o yerin varlığını inkâr etmedi.
Sosyal medya;
- Belli, belli. -axel14870
- O kızın avukatı mısın? -doeli-author
- Yav he he. -hasal
- Senin derdin ne? -italiayi
- O kız ifşa olmuş. Bana ne? -princeji
Sergio içinden;
- Bu kadar rahat olmana şaşırdım, bay princeji. Senin kim olduğunu bulacağım.
Sergio sağ elini sağ yanında duran kahvesinden bir yudum alır ve içinden;
- Göreceğiz, senin ifşanı keyifle yapacağım.
Sergio ayağa kalkar ve garsona bakarak eliyle buraya gel işareti yapar.
Garson gelince;
Garson ses etmeden kahve fincanını götürür. İçinden;
- Hadi şimdi eğlence başlasın.
10 dk. sonra bir açık keşfeder.
Sergio içinden;
- Kore’li elemana bak. Zeki sanıyor kendini.
10 dk. daha geçer. Tekrar içinden;
- Az kaldı. Az. Uygulamanın adını buldum. Seni bulmam, çocuk oyuncağı olacak.
10 dk. sonra uygulamadan açığı keşfedince defterine;
- Buldum seni. Sen Kore’de bile değilsin. Japonya’dasın. Belli ki sen kendini Kore’de göstermek için VPN kullanıyorsun. Fakat senin kullandığın uygulamadaki açık sayesinde senin adresini şak diye elimle koymuş gibi ifşa oldun. Ha bu arada adını da öğrendim. Ji-Hoon Kim!
Bu gördüğünü nete şöyle ifşa eder.
- Selam princeji. Veya gerçek adınla, Ji-Hoon Kim. Seni açıktan vurdum. Ne yapacaksın?
Aynı saatlerde Seoyeon ağlamayı kesince;
- Sosyal medya güzel ama insanlar çok acımasız. Anonimliğin verdiği sahte sarhoşluğun bedeli buymuş.
Sonra omzundan elini çeker Taiyou. Daha sonra Taiyou ona bakarak;
- Ağlaman bittiğine sevindim. Dediklerine katılıyorum.
09/. BÖLÜM SONU
Yorumlar
(0)Bölüm nasıldı?
Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!