Gölge’nin Kabuğundan Sıyrılışı

6 dakika okuma
1,162 kelime
Ücretsiz Bölüm

Jesi Teyze, Shadow’un bu gururlu ama şeffaf yalanına inanmasa da onu daha fazla köşeye sıkıştırmadı; ne de olsa bu, Shadow’un ruhuna kazınmış bir mühür gibiydi. Yıllardır onu izliyor, bu genç adamın üzerindeki kıyafet bir paçavraya dönüşmeden, dikişleri isyan edip kumaşı teninden ayrılmadan asla yeni bir giysi kabul etmediğini biliyordu. Kadın, çocuğun üzerindeki tozlanmış, onlarca kez yamanmış ve güneşten rengi solmuş döküntülere bakarken derin bir şefkatle iç geçirdi.

“Peki, peki… Daha fazla üzerine gelmeyeceğim, inatçı seni,” dedi Jesi, sesindeki titremeyi bastırmaya çalışarak. “Söyle bakalım, o devasa arenadaki seçmeler nasıl geçti? Eğer bugün dükkan ana baba günü gibi kalabalık olmasaydı, seni o kürsüde, o kibirli kalabalığın önünde izlemeyi her şeyden çok isterdim.”

Shadow, dış dünyadaki tüm kapılarını kapatan o aşılmaz duvarlarını sadece Jesi Teyze’nin yanında yıkıyordu. Yüzündeki o donuk, ifadesiz maske yavaşça eridi ve yerini samimi, pırıl pırıl bir gülümsemeye bıraktı. Eğer Rebeka, arenada etrafa buz gibi bakışlar fırlatan, sessizliğiyle ölümcül bir hançeri andıran bu gencin şu anki çocuksu sevincini görseydi, muhtemelen gördüğü kişinin bir hayal olduğuna inanırdı.

“Sözümü tuttum teyze,” dedi Shadow, sesi her zamankinden daha yumuşak ama gurur doluydu. “İki saat sonra Kan Akademisi’nin sancağı altında, ucu bucağı görünmeyen bir yolculuğa çıkıyorum.”

Jesi, bu haberle birlikte boğazında bir düğüm hissetti. Shadow’un yüzü gülüyordu, evet; ama gözleri… O kehribar kızılı gözlerde, bir çocukta olması gereken o umut dolu ışıltıdan eser yoktu. Bakışları, sanki bin yıllık bir kışın ortasında kalmışçasına donuk, hedefine kilitlenmiş bir avcı kadar kararlıydı. Duygularını en derin mahzenine kilitlemişti.

“Tebrik ederim evlat. Senin o zirveye tırmanacağına dair inancım tek bir an bile sarsılmadı,” diyerek tezgahın arkasındaki gizli, ahşap bölmeye eğildi. “Gel buraya. Bu büyük zaferin şerefine, eski bir dosttan sana küçük bir azık… Bir hediye hazırladım. Ve sakın ha, o bildik itirazlarından birini yapmaya kalkma, kalbimi kırarsın!”

Shadow, yaşlı kadının sarsılmaz inadını bildiğinden sadece boyun eğerek gülümsedi. Jesi’nin titreyen ellerle uzattığı ağır ahşap kutunun içinde, gece karası renginde bir cüppe ve sağlam, dikişleri özenle geçilmiş deri botlar duruyordu. Shadow cüppeyi eline aldığında, kumaşın ipeksi dokusu ama aynı zamanda bir zırh kadar dayanıklı hissettiren yapısı parmaklarını okşadı. Yakasındaki ve kol ağızlarındaki gece mavisi rün işlemeleri, kıyafete hem mistik bir derinlik hem de asil bir görkem katıyordu.

“Hadi bakayım,” dedi Jesi, gözlerinden bir damla yaşın süzülmesine engel olamayarak. “Doğruca arka tarafa geç ve üzerindeki o geçmişin kirinden arın. Önünde, kaderini yazacağın çok uzun ve çetin bir yol var.”

Shadow, buharın odayı kapladığı duş alanına girdiğinde, ateş taşlarıyla ısıtılan suyun tenine değmesiyle birlikte ruhunun da temizlendiğini hissetti. Bu taşlar, orta seviye canavar çekirdeklerinin büyücüler tarafından rünlerle işlenmesiyle elde edilen kadim enerji kaynaklarıydı. Sıcak su başından aşağı süzülürken sadece arenanın tozunu değil, son birkaç saatin zihninde yarattığı o ağır yorgunluğu da alıp götürdü.

Dışarı çıktığında dükkanın içindeki hava bir anda değişti. Elbise bakan müşteriler, dükkanın arka kapısından çıkan bu genci gördüklerinde şaşkınlıktan donakaldılar. Az önceki yamalı, bakımsız “dilenci” silüeti tamamen silinmişti. Karşılarında, her adımıyla asalet saçan, simsiyah pelerini omuzlarından bir gece gibi sarkan genç bir savaşçı duruyordu.

Veda vakti geldiğinde Jesi, Shadow’un nasırlı ellerini tutup annesiymişçesine sıktı. “Unutma evlat,” dedi sesi hıçkırıkla karışık bir fısıltıya dönüşürken. “İntikam, iki ucu keskin bir kılıçtır. Düşmanının göğsünü yararken kendi kalbini de paramparça etme. Dünyaya kapılarını tamamen kapatma, kendine yoldaşlar bul.”

Shadow, teyzesinin bu uyarısını bir saygı nişanesi olarak başıyla onayladı ama içindeki intikam ateşi çoktan dev bir yangına dönüşmüştü. Tam kapıdan çıkacakken Jesi onu durdurup avucuna gümüş beyazı, üzerinde hafif parıltılar olan bir yüzük bıraktı.

“Bu bir depolama yüzüğü Shadow. İçine senin için birkaç parça kıyafet ve yol masrafların için bir miktar para koydum. Bu son isteğim, sakın reddetme.”

Shadow, en az altmış gümüş değerindeki bu servetin ağırlığını parmağında hissederken bir kez daha minnetle eğildi. Artık gitme vaktiydi; geçmişin küllerinden doğan bu yeni Shadow için gerçek sınav şimdi başlıyordu.

Üç dükkan ilerideki demirciye ulaştığında, körüklerin aslan kükremesini andıran sesi ve yüzünü yalayan yoğun sıcaklık onu karşıladı. Dev cüsseli demirci usta Boran, elindeki devasa çekici sanki bir dağı dövüyormuşçasına hırsla örse indiriyordu. Shadow, usta işini bitirip kızıl hançeri tıslayarak soğuk suya daldırana kadar sessizce köşede bekledi.

“Fırlatma bıçaklarına ihtiyacım var usta,” dedi Shadow, sesi ocağın gürültüsünü delip geçen bir soğukkanlılıkla.

Demirci Boran, karşısındaki gencin yeni, asil kıyafetlerini ve cüppesinin altından fark edilen o keskin savaşçı duruşunu süzdü. “Hangi türden bir ölüm istiyorsun evlat?” diye gürledi.

“On iki santimlik… İnce, dengesi milimetrik ayarlanmış ve kemiğe çarptığında kırılmayacak kadar iradeli bıçaklar.”

Usta, tezgahın üzerine kadife bir kumaş serip bir dizi bıçağı önüne koydu. Shadow bıçakları tek tek eline alıp parmak ucunda ağırlık merkezlerini tarttı. Hepsi kusursuzdu ama kutunun en karanlık köşesinde, diğerlerinden farklı duran, üzerine düşen ışığı sanki içine hapseden mat siyah bir bıçak Shadow’un tüm dikkatini çekti. Bıçak sanki orada değilmiş gibi, bir boşluktan ibaretmiş gibi duruyordu.

Shadow parmaklarını o siyah metale dokundurduğunda, teninde bir ürperti hissetti. Bu sadece bir çelik değildi; bu bıçak, karanlığı

n kendisine aitti.

Yorumlar

(0)

Bölüm Nasıldı?

0 yanıt
Beğenim
0
Sinir Bozucu
0
Mükemmel
0
Şaşırtıcı
0
Sakin Olmalıyım
0
Bölüm Bitti
0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Okuma Ayarları

Sonsuz Giriş Yapmalısın

Otomatik Kilidi Açma Login required

Kaydırırken premium bölümlerin kilidini otomatik olarak aç


Okurken başlığı gizle

Okuyucu modunda gezinme başlığını otomatik olarak gizle


18px

Tüm özellikler için giriş yapın

Sonsuz kaydırma, otomatik kilit açma ve okuma ilerlemesinin senkronizasyonu için bir hesap gereklidir.


Yazı tipi, boyut, tema ve kaydırma modunu varsayılana döndürür