Orta boylu, simsiyah saçlarını ensesinde sımsıkı toplamış, sırtında yamalı ve eski bir cübbe taşıyan bir genç; Ejder Krallığı’nın kalabalık sokaklarında bir yaprak gibi savruluyordu. İnsanların arasında sessiz bir hayalet gibi süzülmeye alışmıştı; ne de olsa dokuz yıldır bu taş sokaklar onun hem evi hem de kafesi olmuştu. Kimse dönüp ona bakmazdı. Onların gözünde o, sadece pislik içinde, zayıf ve kimsesiz bir sokak çocuğuydu.
Oysa bir zamanlar her şey ne kadar farklıydı… O da bir zamanlar akranları gibi tertemiz giyinir, ailesinin güven veren ellerini tutarak bu sokaklarda gururla yürürdü. Ta ki o kara güne, ailesinin gözleri önünde katledildiği o ana kadar.
Her şey, doğum gününü kutlamak için çıktıkları o yolculukla başlamıştı. Annesi ve babası, birbirlerine efsanevi bir aşkla bağlıydılar. Öyle ki annesi, altı yıl önce babasıyla evlenebilmek için soylu klanını ve krallığını bir kalemde silip atmış, sürgünü göze almıştı. Yıllar süren sessizliğin ardından klan lideri olan dedesinden gelen mektup, bir barış umudu doğurmuştu. Annesi, bu affedilme sevincini oğlunun doğum günüyle taçlandırmak istemişti. Kim bilebilirdi ki, bu yolculuğun bir vuslata değil, bir vedaya çıkacağını?
Yola çıktıktan bir saat sonra, ölümcül bir pusuya düştüler. Anne ve babası, Usta Alemi’nin zirvesinde, yıldız enerjisine hükmeden güçlü savaşçılardı; ancak pusuyu kuranlar sanki bu gücü biliyormuşçasına sayıca çok kalabalık gelmişlerdi. Babası bir yandan onları koruyor, bir yandan da amansızca çarpışıyordu. Son bir gayretle savunmada bir gedik açtı ve onlara kaçmalarını haykırdı. Annesi, babasının tek başına dayanamayacağını anlayınca, küçük Shadow’u o açıklığa doğru itti ve tek bir söz söylemeden savaşın kalbine, sevdiği adamın yanına geri döndü.
Shadow, arkasına bakamayacak kadar büyük bir dehşetle koştu. Ailesinin çarpıştığı o gölgelerin ne kadar güçlü olduğunu bilmiyordu ama yaydıkları enerji iliklerini dondurmaya yetmişti. Saatlerce saklandığı yerden çıkmaya cesaret edemedi. Ancak güneş batıp karanlık çöktüğünde, titreyen bacaklarıyla savaş alanına geri dönebildi.
Gördüğü manzara tam bir yıkımdı. Devrilmiş ağaçlar, ateş büyüsüyle küle dönmüş toprak ve etrafa yayılmış cesetler… Simsiyah cübbeler içindeki suikastçılar, şimdi kendi kanlarıyla kızıla boyanmışlardı. Shadow, yavaş adımlarla ilerlerken o korkunç sahneyle yüzleşti: Annesi ve babası, el ele tutuşmuş halde yan yana uzanıyorlardı. Babasının sırtı parçalanmış, annesinin boynundan süzülen kanlar toprağa karışmıştı.
O an beyni durdu, bacakları gövdesinin ağırlığını taşıyamaz oldu. Dizlerinin üzerine çöktü ve bir süre sadece sustu. Belki bir umut, belki bir mucize diyerek onları sarsmaya başladı; ama bedenleri çoktan soğumuştu. Daha fazla dayanamadı; ciğerlerini parçalayan bir çığlıkla ağlamaya başladı. Gözyaşları annesinin kömür karası saçlarına düşerken, aldığı her nefes göğsüne saplanan bir hançer gibiydi.
Shadow, gözpınarları kuruyana kadar orada, ölümün soğuk kucağında bekledi. Ailesini öylece kurda kuşa yem edemezdi. Onlardan kalan son birkaç hatırayı yanına alıp cesetleri yan yana dizdi. Çevredeki yanmış ağaç dallarını üzerlerine yığdı ve sönmekte olan ateşi körükleyerek onları uğurlayacağı bir cenaze ateşi yaktı. Ateş yükselirken, annesinin hançerini alıp avucuna derin bir kesik attı. Akan kanı harlanan ateşin üzerine damlarken, sesi buz gibi bir kararlılıkla yankılandı:
“Akan kanım üzerine yemin olsun ki; benden neşemi ve ailemi koparanlara bu dünyayı dar edeceğim. Dao şahidim olsun; bu yolda canım pahasına yürüyecek, intikamımı alana dek durmayacağım!”
Bu bir Kan Yemini’ydi; geri dönüşü olmayan, evrenin kurallarıyla mühürlenmiş bir akitti. Shadow, küller soğuyana kadar nöbet tuttu. Ardından katillerin cesetlerini tek tek inceledi. Hepsinin sol omzunda aynı lanetli simge vardı: Bir hançere dolanmış engerek yılanı.
Shadow o simgeyi ruhuna kazıdı. Son kez küllere baktı ve arkasını dönüp sessizce uzaklaştı. Kimse farkında değildi ama o gün Ejder Krallığı’nda bir çocuk ölmüş, adını duyanların saklanacak delik arayacağı bir canavar doğmuştu.
Yorumlar
(0)Bölüm Nasıldı?
Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!