Ji-Hoon ifşa edildiği için hemen çalıştığı hastanenin katından ivediyle merdivenlerden koşarak inmeye başlar. Oradaki bazı hasta yakınlarının ağzından;
- Sen inkârcısın.
- Senin amacın ne?
- Bir de Isekai yok diyorsun.
- Üzüldüm adına.
Ji-Hoon içinden;
- Lanet olasıca Taiyou! Hem beni hem de diğer insanları yaktın. Derdin neydi senin?
Tam hastaneden kaçacakken, bir grup genç hastanenin önünde beklemektedir. Onları uzaktan görünce içinden;
- Buradan çıktığım an, ölüm fermanı. Kaçamam, KAÇAMAM. Sakin olmam lazım. Bu Isekai meselesinden önce, kendi canımdan sorumluyum. Düşün Ji-Hoon, nasıl kaçabilirim?
Sonra gözleriyle boş bir alan ararken üzerine bakar. Üzerinde doktor üniforması vardır ve içinden;
- Kaçak doktor. K-Drama‘da değilim. Burası gerçek hayat.
Hemen boş bir oda aramak için oradan oraya koşmaya başlar. Tabii dışarıdakilerden birisi onu görür ve;
Bunu duyan herkes içeriye girmeye çalışırken güvenlik personeli kapıya siper olur ama bazıları sertçe onları iterek içeriye girer. Bunu gören Ji-Hoon içinden;
- Hay senin gözüne. Burada durursam işler çok karışacak. B planın var mı kendim?
Koşarak bir boş odaya kadar gider ve arkasından iki kişi;
Ji-Hoon koşmaya devam ederken telefonu çalar ve arayan Yasuji Ichigo‘dur. Ona;
- Başın belada. Kaçabildiğin an mekânıma gel.
Yasuji telefonu kapatırken Ji-Hoon koşmaktan yorulmaya başlar. Hastanenin en sevdiği odası aklına gelir. Arkasını döner ve onlara bakarak;
- GEL! GELMEZSEN ADAM DEĞİLSİN!
O iki eleman;
Ji-Hoon koşarak tüm merdivenleri inerken ayak seslerinden anlayarak içinden;
Sonra otoparkın oraya yaklaştığını görünce daha da hızlı koşar;
Kapıyı sağ eliyle iterek kapının arkasına geçerken o iki eleman birbirine bakarak;
İki eleman çok geçmeden yürür. Ji-Hoon kapının gerisine çekilir. Kapıya sol ayağıyla tekme atarak kapıyı adamların üzerine devirir.
Çok geçmeden Ji-Hoon yeşil Yubaru adlı arabasına binip arkadaşının mekânına giderken içinden;
- Şu Kamyonet-kun denen deli hangi cehennemde acaba? Onu mekân mekân aramam mümkün değil. Dışarıdaki herkes beni arıyor. Üzerimi değiştirmeye fırsat vermediler ki.
Cep telefonuyla Kamyonet-kun‘u aramayı dener ama cevap alamayınca;
İçinden;
- Baka! Kendi yerini ifşalayacaksın. Sus az.
Yasuji o mekânın önüne gelir ve mekânın adı Toy’s Da Home‘dur. Arabasını kenara koyar. İçinden;
- Buraya gelmek büyük eşeklik.
Yine de içindeki sese kulak asmadan arabadan iner ve yürüyerek mekânın içine girer. Mekân 7/24 açıktır. İçerisinde oyuncaklar dışında yemekler ve giysiler de bulunuyor. Yasuji Ichigo odasından gelir. Kendisi siyah saçlı ve kırmızı gözlüdür. Yasuji;
- Selam, Ji-Hoon-san! Anlaşılan bir ifşalanma olayı olmuş.
Şöyle üzerine bakarak;
- Doktor üniformasıyla kaçan ilk resmî doktorsun.
Sonra kahkaha atarak;
Yasuji arkadaşını kendi odasına götürür. İçinden;
- Sosyal medya şu an ne durumda?
Yasuji kendi odasına varınca kapısını sağ eliyle kapı kolundan açar ve arkadaşına;
- Üzerini değiştir. Sonra ne yapacağına karar ver. Ha, aklıma gelmişken, arabanı burada tut. Onlar senin burada olduğunu sansınlar.
Yasuji odadan çıkarken mırıldanarak;
- Zırdeli. Senin Isekai’de işin ne Ji-Hoon-baka?
Ji-Hoon duymadığı için cevaplamaz ve üzerini giydikten sonra;
- YASUJI-KUN! ARABANIN ANAHTARI NEREDE?
Yasuji dış kapının 3 metre solunda;
- ARABANIN ANAHTARI BENDE. SEN ÖNCE GÜZELCE GİYİNDİN Mİ? Gören de sanki idol saklıyoruz sanacak.
Yasuji;
Ji-Hoon;
Yasuji kapıyı açar ve arkadaşının üzerine bakarak;
- Güzel, en azından seni doktor olarak bilmeyecekler.
Ji-Hoon‘un üzerinde klasik bir şört vardır. Yasuji;
- Seni o kadar kolay salmam. Anlat bakalım, nedir şu Isekai meselesi.
Ji-Hoon;
- Taiyou denen zırdeli Isekai’ye atılması ve onun Wang‘le kaçmasıyla patlak verdi. Ben orada prenstim. Wang ise ejderhaydı.
Yasuji;
İçinden;
- Daha ilginç şeyler lazım.
Ji-Hoon;
- O zırdeli canlı yayın açarak hepimizin ifşalanmasına sebep oldu.
Yasuji;
Ji-Hoon;
Yasuji sağ elini sağ cebine götürüp anahtarı arkadaşına verirken;
- Senin Yubaru’n kadar yeni değil. Eskidir, ona göre sür. Da nereye gideceksin?
Ji-Hoon;
Yasuji;
- Deli misin? Adamın evini bilmiyorsun.
Aynı saatlerde Taiyou cephesinde. Taiyou ve Wang sakin sakin oturma odasındadır.
Wang;
- Birileri bizim ekibi sızdırma operasyonu yapmış gibi duruyor.
Taiyou;
- Galiba birileri gerçeği söylememizi hazmedememişe benziyor.
Wang oturduğu yerden kalkarak dışarıya çıkarken Taiyou da ona katılır. Wang iki elini sıkarak Kamyonet-kun‘a uçan tekmeyi atar.
- SEN! SEN! SENDEN TİKSİNİYORUM!
O sırada Seoyeon da gelir ve o Kamyonet-kun‘a bakarak;
- Sen herkesin hayatını mahvettin. Ara çabuk Ji-Hoon‘u buraya gelsin.
Kamyonet-kun ağlamaya başlayacakken Seoyeon sağ elini kaldırıp Kamyonet-kun‘un dörsesine şaplak atarak;
Kamyonet-kun araba telsizinden Ji-Hoon Kim‘i arar. Ji-Hoon telefonu duyar ve aralarında konuşurlar, çok beklemeden hemen mekâna gelir.
Gelince Ji-Hoon dişlerini sıkarak;
- ANLAT! NE HALTLAR YEDİĞİNİ?
Kamyonet-kun gözlerinden yaşlar gelerek;
- İnsan formumda iken ruhumu Isekai Uzmanları’na sattım. Bu satış karşılığında insanları Isekai’ye gönderdim. Gönderdiğim insan başına 100.000.000 yen kazandım. Aracıma her gün bakım yapmaları için dedikoducularla anlaştım. Bu elemanlara bakım karşılığında insanların gizli kimliklerini verdim.
Taiyou;
- SEN?! SEN NASIL BİR İSRAFSIN?
Wang;
- Senden nefret ediyorum, beni 30 yıldır nasıl Isekai’de tuttun?
Kamyonet-kun;
- O benim kendi keyfimdi. Senin bildiğin bilgilerin Isekai Uzmanları’na ulaşmasını engellemem içindi.
Wang hızla koşarak Kamyonet-kun‘a binerek;
- O Isekai denen cehenneme nasıl gidiyoruz?
10. BÖLÜM SONU
Yorumlar
(0)Bölüm nasıldı?
Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!