Simyanın Karanlık Yüzü Ve Sabotaj

8 dakika okuma
1,407 kelime
Ücretsiz Bölüm

Kael ve Haldor içeriye baktılar; karşılaştıkları manzara tünelden de kötü vaziyetteydi. İçerideki hava daha yoğundu, her yerde deneysel malzemeler vardı. Laboratuvarın tavan yüksekliği 10 metreyi geçiyordu; büyük cam fanusları vardı ve içinde insan formuna benzeyen ancak uzuvları çarpıklaşmış, derileri pullanmış mutasyon örnekleri yüzüyordu. Kael yaklaşıp baktığında yaratığın gözlerini açtığını sandı, midesi bulandı ama kendini tuttu ve gözünü laboratuvarın tam ortasında duran ana reaktör tankına dikti. Haldor’a, “Haldor sanırım ana reaktör bu, sen ne düşünüyorsun?” dedi. Haldor da “Bende aynı şeyi düşünüyorum, peki ne yapacaksın?” dedi. Kael de Analitik Odak yeteneğini aktif etti.

​[ YETENEK AKTİF: ANALİTİK ODAK ]

​Kael’in görüşü bir anda değişti. Etraftaki cam tüpler, masaların üzerindeki simya ekipmanları ve karmaşık boru hattı, zihninde bir enerji haritasına dönüştü. En büyük enerji ortadaki ana reaktör tankına gidiyordu; yani çıkarımlar doğruydu, ana reaktör buydu. Kael Haldor’a seslenerek, “Bu tankı patlatırsak dışarıdaki ordunun kaynağını keseriz ama sadece patlatmak yeterli mi bilmiyorum ne yapalım?” diye sordu. Haldor tam cevap verecekken laboratuvarın karanlık yerinden metalin metale sürtünmesiyle çıkan tiz bir gıcırtı ve ardından yeri sarsan ağır bir adım sesi geldi. Gölgelerin arasından insana benzeyen ama tamamen zırhtan, çarklardan ve parlayan mor kristallerden yapılmış yaklaşık 3 metre civarında bir dev çıktı. Kael devi görünce sistemden analiz etmesini istedi.

​[ SİSTEM ANALİZİ: GÖLGE OTOMATI (LABORATUVAR MUHAFIZI) ]

​SINIF: MEKANİK KORUYUCU (BİYO-MEKANİK DENEY)

DURUM: AKTİF (SAVUNMA PROTOKOLÜ 01)

​TEHLİKE SEVİYESİ: %85 (YÜKSEK)

ANALİZ: ACI HİSSETMEZ. MANA ÇEKİRDEĞİNDEN BESLENİR. FİZİKSEL DİRENÇ MAKSİMUM.

​Devin ortasındaki mor kristal birden parlamaya başladı, sağ ve sol elindeki testereler dönmeye başladı. Haldor, “Kael bu şey tüneldeki karşılaştıklarımızdan çok farklı,” dedi ciddi bir şekilde ve devam etti: “Ve en önemlisi bu şeyin bir kalbi yok, sen reaktörle ilgilen bu şeyi ben hallederim.” Kael de “Tamam,” dedi ve tankın kontrol paneline doğru koşmaya başladı. Makine Kael’i tehdit olarak görüp saldıracakken Haldor hızlı bir şekilde yetişerek makineye engel oldu. Haldor makineyle ilgilenirken Kael kontrol paneline ulaştı; bir sürü kol ve düğme vardı. Normal bir insan için bunu çözmesi imkansızdı ama Kael’in 37 puan zekası vardı.

​[ ANALİZ: ANA REAKTÖR TANKI ]

​İÇERİK: %95 SAFLIKTA SİYAH İKSİR
DURUM: AKTİF DAĞITIM MODU

​SABOTAJ SEÇENEĞİ 1: FİZİKSEL PATLATMA (RİSK: %90 ÖLÜMCÜL ÇÖKME)

​SABOTAJ SEÇENEĞİ 2: SİMYASAL TERS TEPKİME (35+ ZEKA GEREKLİ)

​Kael, dışarıdaki durumu düşündü. Boran ve Silas, “İksir Delileri”ne karşı savaşıyordu. Eğer tankı patlatırsa, askerlerin içindeki iksir sadece daha dengesiz hale gelecekti. Ancak ters tepkime… Eğer iksirin yapısını içeriden bozabilirse, dışarıdaki askerlerin damarlarındaki güç bir anda zehre dönüşecekti. “Sistem, simyasal ters tepkime protokolünü başlat!” diye fısıldadı Kael; parmakları o kadar hızlı çalışıyordu ki sanki bir hackerdı. Zihnindeki işlem gücü o kadar artmıştı ki reaktörün içindeki manayı, mananın bileşenlerini hatta moleküler yapısını görebiliyordu.

​[ SİMYASAL TERS TEPKİME BAŞLATILDI: %10 ]

​Arkada Haldor makineyle hala çetin bir dövüş sürdürüyordu. Otomatın testereleri laboratuvarın her yerini delik deşik etmeye başlamıştı; Haldor ise bu testerelerden kaçarak hayatta kalmaya çalışıyordu. Makinenin bir darbesinden daha sıyrılıp kılıcını göğsüne saplamaya çalıştı ancak o kadar kalındı ki kesemedi. “Acele et Kael!” diye bağırdı Haldor. Kael Haldor’un zorlandığını görebiliyordu; zeka burada avantajdı ancak Haldor’u korumak için hıza da ihtiyacı vardı.

​[ SİMYASAL TERS TEPKİME: %35 ]

​Tankın içindeki mor sıvı çalkalanmaya başlamıştı, bir süre sonra rengi koyu griye dönmeye başladı. Kael, iksirin ana bileşeni olan “Karanlık Kristal Özü”nü nötralize etmek için kendi manasını sisteme pompalamaya başladı. Raven’s Edge, Kael’in belinde titriyor, sanki bu saflaşma işlemine yardım etmek istiyordu. Tam o sırada makine Haldor’u beklemediği bir manevrayla mermerden yapılmış bir sütuna fırlattı ve sütun yıkıldı. Kael “Haldor!” diye bağırdı. Haldor acı çeken bir sesle “Ben iyiyim sen bir an önce işini bitir!” dedi. Makine gözlerini Kael’e dikmişti ve reaktör tankını korumak amacıyla Kael’e koşmaya başladı. Kael nefesini tuttu: “Sadece biraz daha… Sadece biraz daha zaman…”

​[ SİMYASAL TERS TEPKİME: %60 ]

​Makine Kael’e ulaştığında darbe indirmek için sağ kolunu yukarı kaldırdı. Tam darbeyi vuracakken Kael Bilişsel Hızlanma yeteneğini aktif etti; dünya yavaşladı ancak testere çok yakındı. Panele vurmaması için bir şey yapamazdı, sadece kendisi kaçındı darbeden ve “Olamaz panel olmadan nasıl yapacağız?” diye düşündü. O sırada sistemden uyarı geldi.

​[ UYARI: KONTROL PANELİ HASAR GÖRDÜ. MANUEL AKTARIM GEREKLİ. ]

​[ ÇÖZÜM: KULLANICI KENDİ KILICINI (RAVEN’S EDGE) ANA VALFE SOKARAK MANA AKIŞINI TAMAMLAMALIDIR. ]

​Kael tereddüt etmeden Raven’s Edge’i kınından çıkardı. Kael, kılıcın ucunu tankın tam merkezindeki enerji valfine sapladı ve manasını tanka göndermeye devam etti. O anda devasa bir şok dalgası Kael’in vücudundan geçti. Kael’in gözleri bembeyaz oldu, damarları siyah bir ışıkla parlamaya başladı. Kael kendini kontrol altına almak için bağırmaya başlamıştı. Tankın içindeki sıvı artık tamamen beyaza bürünmüştü.

​[ SİMYASAL TERS TEPKİME: %85… %90… ]

​Makine o sırada Kael’e bir kez daha hamle yapmaya kalkıştı ancak Haldor bu boşluktan yararlanarak makinenin sırtına atladı ve ensesindeki ana çarka kılıcını sapladı. “Seni bırakacağımı mı sandın pis metal yığını!” diye bağırdı Haldor. Haldor makineyi bir anlığına durdurmuştu ancak makinenin enerjisi hala çok yüksekti. Kael kılıcını geri çekmeden önce son bir çabayla bağırdı: “Sistem maksimum yükleme yap!”

​[ SİMYASAL TERS TEPKİME: %100! ]

​[ DURUM: İKSİR YAPISI TAMAMEN BOZULDU. “SAFLAŞTIRMA DALGASI” YAYILIYOR. ]

​Tankın içindeki sıvı bembeyaz olmuştu. Kalenin derinliklerinden gelen boğuk bir patlama sesiyle bu beyaz sıvı borularla tüm kaleye yayılmaya başladı. Kael kılıcını valften geri çekti ve kınına soktu. O sırada Haldor’un sırtında olduğu makine yere yığıldı ve laboratuvar sessizliğe gömüldü; sadece borulardan tıs sesi geliyordu. Haldor nefes nefese ve acı içinde Kael’in yanına geldi. Üstü başı toz içindeydi, bazı yerleri kan içindeydi, zırhı parçalanmıştı ama gülüyordu. “Başardın evlat gerçekten başardın,” dedi. Kael, mazgal deliğine doğru yürüdü ve dışarıya baktı. Sahadaki manzara tamamen değişmişti. Az önce Boran’ı köşeye sıkıştıran, kopan kollarına rağmen saldıran İksir Delilerinden yeni iksirleri içenler bir bir acı içinde diz çöküyorlardı. Vücutlarındaki mor damarlar beyaza dönüyor, hepsi acı içinde haykırarak etkisiz hale geliyorlardı. Boran, elindeki kılıcı indirmiş, şaşkınlıkla etrafına bakıyordu. Silas ise asasını yere dayamış, derin bir nefes alıyordu. Kael yorgunluktan yere düşecek gibi oldu, Haldor onu omzundan tuttu. “Daha bitmedi Kael, Valerius hala tahtında oturuyor; onun işi bitmezse bu yaptıklarımızın anlamı olmaz,” dedi. Kael de “Haklısın Haldor, Valerius’un işi bitmeden bize rahat yok hem aşağıda işi bitenler ana kapıdan girerek bize desteğe de gelecekler. Valerius’u daha da güçlenmeden yenmek zorundayız yoksa bütün umutlarımız boşa gider ve bu krallıktan insanlar hatta bu dünyadaki insanların hayatı bize bağlı. Hadi gidelim Haldor, Valerius’un küçük imparatorluğunu bugün yıkacağız.”

Yorumlar

(0)

Bölüm nasıldı?

0 tepki
Beğendim
0
Sinir Bozucu
0
Mükemmel
0
Şaşırtıcı
0
Sakinleşmem Lazım
0
Bölüm Bitti
0

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Okuma Ayarları

Sonsuz Giriş Yapmalısın

Otomatik Kilidi Açma Login required

Kaydırırken premium bölümlerin kilidini otomatik olarak aç


Okurken başlığı gizle

Okuyucu modunda gezinme başlığını otomatik olarak gizle


18px

Tüm özellikler için giriş yapın

Sonsuz kaydırma, otomatik kilit açma ve okuma ilerlemesinin senkronizasyonu için bir hesap gereklidir.


Yazı tipi, boyut, tema ve kaydırma modunu varsayılana döndürür